
Türkiye’de yaşadığım bir olayı sizinle paylaşmak istiyorum. Arabamla bir kavşağa yaklaşırken trafik ışığının kırmızı yandığını gördüm ve durmaya hazırlandım. O sırada dikiz aynasından mavi ışıkları yanan bir ambulansın geldiğini fark ettim. Yol vermek için hemen sağa yanaşıp durdum. Ancak ambulans da yanıma gelip durdu ve benim gibi yeşil ışığın yanmasını bekledi.
Uzun yıllardır yaşadığım Avusturya’daki trafik uygulamalarına alışkın olduğum için bu durum beni şaşırtmıştı. Başımı çevirip ambulans şoförüne baktım. İçimden, “Neden bekliyor? Acil bir vakaya gidiyorsa sirenini çalıp diğer sürücüleri uyararak, kavşağın güvenli olduğundan emin olduktan sonra geçemez mi?” diye düşündüm.
Elbette ambulansın o anda hangi görevde olduğunu bilmiyordum. Şoförün beklemesinin benim göremediğim bir nedeni de olabilirdi. Ancak yaşadığım bu olay, mavi uyarı ışıklarının hangi durumlarda kullanıldığı ve sürücüler tarafından nasıl algılandığı üzerine düşünmeme neden oldu.
Trafikte bir ambulansın mavi ışığını gördüğümüzde aklımıza hemen yardım bekleyen bir hasta ve onun için endişelenen yakınları gelir. Bu yüzden yol açmaya çalışırız. Çünkü biliriz ki bazen birkaç dakika, bir insanın bütün geleceğini değiştirebilir.
Peki, mavi uyarı ışıkları gerekli olmadığı hâlde kullanılırsa sürücüler zamanla bu görüntüye alışmaz mı? Ambulansın diğer araçlardan biri gibi algılanması ve ışığın uyarıcı etkisinin zayıflaması tehlikesi doğmaz mı?
Bir ambulansın görevini dışarıdan bakarak anlayamayız. İçinde hasta bulunmaması, yardım çağrısına gitmediği anlamına gelmez. Yavaş ilerlemesi de görevinin önemsiz olduğunu göstermez. Bu nedenle yalnızca gördüğümüz manzaraya dayanarak sağlık çalışanlarını suçlamak doğru olmaz.
Bununla birlikte, uyarı işaretlerinin anlamı herkes için açık olmalıdır. Mavi ışığı gören sürücü, nasıl davranması gerektiğini tereddütsüz bilmelidir. Bu ışığın hangi durumlarda kullanıldığının topluma anlaşılır biçimde anlatılması, hem sağlık ekiplerinin işini kolaylaştırır hem de trafikteki belirsizliği azaltır.
Benim asıl kaygım, bir uyarının gereksiz yere kullanılması hâlinde insanların ona alışmasıdır. Sürekli duyulan bir ses, bir süre sonra daha az dikkat çekebilir. Sürekli görülen bir ışık da zamanla aynı etkiyi yaratabilir. Acil yardımın işareti olarak gördüğümüz mavi ışığın sıradanlaşmasına izin vermemeliyiz.
Sürücülere de büyük sorumluluk düşüyor. Ambulansın acil bir göreve gidip gitmediğini yolda tartışmaya kalkışamayız. Ambulansın uyarı ışıklarını gördüğümüzde veya sirenini duyduğumuzda paniğe kapılmadan, ani ve tehlikeli hareketlerden kaçınarak güvenli biçimde yol vermeliyiz. Unutmayalım ki o ambulans bir gün bizim evimize de gelebilir.
Yetkili kurumlardan beklentim, mavi ışıkların hangi durumlarda kullanılması gerektiğini kamuoyuna açıkça anlatmaları ve uygulamada tutarlılık sağlamalarıdır. Gereksiz kullanım varsa önlenmeli; vatandaş da bu ışıkların ne anlama geldiğini ve onları gördüğünde nasıl davranması gerektiğini bilmelidir.
Sağlık çalışanları zor şartlarda, zamanla yarışarak hizmet veriyor. Onların görevlerini kolaylaştıran uyarı işaretlerinin trafikte doğru anlaşılması hepimizin yararınadır.
Çünkü ambulansın mavi ışığı bize yardım bekleyen bir insanı hatırlatır. Bu ışığın anlamını ve uyarıcı etkisini birlikte korumalıyız.
Sevgilerimle,
Ahmet YILMAZ
Yorum Yazın